Pürüzsüz dokulu bir puro, duman ağızda ipeksi bir his bırakırken keskin çıkışlar yapmaz ve tadı baştan sona düzgün tutar. Bu tarif gövdenin ağırlığından çok pürüzsüzlükle ilgilidir, yani dolgun bir puro da kremsi olabilir. Hafif bir puro ise sert ve kırıcı kalabilir ve bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Kremsiliği çoğu zaman badem, süt, vanilya ve sedir notaları besler. Jewels sweet kutusu incelemesi ile half corona kutusu incelemesi bu farkı görmek için güzel bir karşılaştırma sunar; biri vanilyamsı bir sigarillo, diğeri kuru tütün tatlılığıyla ilerleyen kısa bir puro. Baştaki çekişlerde dumanı ağızda tutarak bekleyin, çünkü doku tam orada kendini gösterir. Ağır bir duman çıkarsa hızı azaltın ve puroya biraz nefes aldırın. Bu nedenle kremsi seçen kişi, önce yaprağın oturmuş olup olmadığına dikkat etmelidir. Kısacası kremsilik bir tatlılık değil, dumanın ağızdaki yumuşak akışıdır; bunu anlamak için aynı puroyu farklı günlerde, farklı saatlerde ve farklı içeceklerle yakıp notlarınızı karşılaştırmak yeterlidir. Denemeye başlarken küçük bir not defteri tutmak, hangi günün hangi puroyla nasıl geçtiğini kaydetmenize yardım eder ve zamanla kendi damak haritanızı oluşturmanızı sağlar.
Yumuşak İçimli Purolara Kim Yönelir
Sakin karakterli purolar, yeni puro deneyecek biri için en rahat başlangıçtır ve ilk izlenimi olumlu kılar. Tütünün baskısı geri planda kaldığı için dikkatiniz aromalara kayar ve içim gerilimsiz geçer. Honduras corona kutusu incelemesi ile coronation gift kimlere uygundur bu kesimin iki farklı örneğini gösterir; ilki kuru ceviz ve ekmek kabuğu tonlarıyla gündelik bir içim verirken, ikincisi krema ve fındık tarafında daha ipeksi ilerler. Sigara alışkanlığı olanlar da bu çizgiyi sevebilir, çünkü nefes ağırlaşmaz ve alışma süresi uzamaz. Tatlı bir akşam ortamı arayanlar için de bu purolar uygundur. Buna karşılık yoğun biber arayan biri bu puroları hafif bulabilir ve daha güçlü bir gövdeye yönelebilir. Tercih verirken kendi damak tercihinizi esas alın, başkasının beğenisini değil. Bir de şunu unutmayın: yumuşak içim sıkıcı demek değildir, çünkü doğru seçilmiş bir harman sade görünen tatları ince ayrıntılarla doldurur ve sabırlı içiciyi bile cezbeder. Bu yaklaşım özellikle farklı boylar arasında gidip gelen kişiler için işe yarar olur, çünkü hangi formatın hangi ruh haline yakıştığı kısa sürede kendini belli eder.
Kısa Boylu Purolar Kimin İşine Yarar
Zamanı kısıtlı olanlar için kısa boylu vitolalar büyük bir rahatlıktır ve günün içine kolayca sığar. Yarım saatlik bir oturum içinde açılıp bitebilen bir puro, baskısı olmayan bir keyif verir. Yumuşak içimli coronations kutusu bu mantığın güzel örneğidir; sedir, badem ve zayıf bal notalarıyla sabah saatine yakışır. Gran reserva kutusu incelemesi ise uzun bir vitola olduğu için benzer yumuşaklığı çok daha uzun bir zamana yayar. Dar formatta aromalar hızla geçer, büyük formatta ise sabırla açılır ve her bölüm ayrı bir his bırakır. Hangisini seçeceğiniz programınızın uzunluğuna göre değişir. Yeni başlayan biri önce kısa olanla deneyip alışınca uzun boya geçebilir. Böylece hem zamanınızı hem de damak alışkanlığınızı kademeli büyütürsünüz. Sonuçta zaman, mekân ve beklenti birleştiğinde kısa bir vitola bile dolu dolu bir oturum sayılabilir; telefonunuzu bir kenara koyup sadece dumana odaklanmak, küçük boyun bütün tadını çıkarmanıza yardım eder. Ayrıca kısa formatların bir başka artısı, hava koşulları ya da ortam elverişsiz olduğunda bile kolayca yarım bırakılabilmesi ve ertesi gün yeniden denenmesine fırsat vermesidir.
Uzun Vitola ve Duman Serinliği
Uzun gövdeli bir puro, dumanın ağıza ulaşmadan önce daha fazla yol katetmesi demektir ve bu durum tadı doğrudan etkiler. Bu mesafe dumanı soğutur ve kremsi dokuyu güçlendirir. Double coronas ile yumuşak içimli double coronas aynı formatı taşır; fark yalnızca paketin büyüklüğündedir. Sedir, kuru saman ve fındıksı notalar uzun oturumda sırayla koyulaşır ve sonlara doğru daha belirgin olur. Ancak bir buçuk saatlik zaman bulamayan kişi için bu boy fazla gelebilir. Uç kısmı ısınıp ağırlaşırsa ritmi yavaşlatın ve çekişler arasını açın. Çabuk içilen büyük bir puro sertleşir ve kremsiliği kaybolur. Sakin bir içici ise bu boyun karşılığını görür, çünkü asıl lezzet orta bölümde toplanır. Uzun vitolada nemin ve sıcaklığın da payı vardır; ılık bir odada, hava akımından uzak ve rahat bir koltukta içildiğinde puro hem daha eşit yanar hem de kremsi dokusunu sonuna kadar korur. Elbette her içici farklıdır; kimi uzun sohbetlerin eşlikçisi olarak büyük boyu sever, kimi ise tek bir kahvenin yanında sonlanan küçük bir seansı tercih eder.
Çap Seçimi Yumuşaklığı Değiştirir mi
Çap, dumanın yoğunluğunu belirgin şekilde değiştirir ve seçimde en az boy kadar önemlidir. İnce bir puro daha hızlı yanar, kalın olan ise dolgun ve hacimli bir içim çıkarır. İnce elegantes kutusu incelemesi ince gövdesiyle ölçülü bir çekiş verir ve çizgi yumuşaklığını daha açık hale getirir. Epicure especial ise kalın çaplı ve kısa olduğu için dumanı bol, geçişleri çabuktur. Kuruyemiş ve hafif şeker tatları bu formatta çok daha fazla yer bulur. Hafif bir deneyim isteyen dar formata, doku arayan geniş formata yaklaşabilir. Her iki boyu sırayla yakmak farkı en güzel gösteren yöntemdir. Denemeler arasında birkaç gün beklemek damağın her formatı tarafsız algılamasına yardım eder. Bu nedenle çap seçerken yalnızca görünüşe değil, eliniz ve dudağınız için uygun bulduğunuz ölçüye bakın; elde tutuşu rahat gelen bir puro, içim boyunca dikkatinizi dağıtmadan tatlara ayırmanızı sağlar. Bu ayrım yalnızca tat değil, elde tutma biçimi, külün düşme hızı ve çekişlerin arasındaki bekleme süresiyle de ilgilidir, dolayısıyla yeni bir format denerken tempoyu ayarlamak önemli olur.
Büyük Kutu mu Küçük Kutu mu
Kutu adedi, esasen kişinin içme ritmiyle ilgilidir ve tek bir doğru cevap yoktur. Haftada bir deneyen kişi onluk bir paketle aylarca idare eder, düzenli içen ise daha dolu bir kutuya eğilir. Especial kutusu nasıl bir puro yirmi beşlik ahşap kutusuyla aynı karakteri düzenli olarak tatmak isteyenlere göredir. Yumuşak içimli especial tubo ise aynı kalın gövdeyi on ayrı tüpte topladığı için deneme amacıyla daha rahat kalır. Kakao, meşe ve süt kreması dokusu her iki pakette değişmez. Saklama koşulları büyük kutuda biraz daha sabit kalır çünkü içerideki tütün kütlesi nemi birlikte tutar. Küçük paket ise denemek için yeterlidir ve hata payını düşürür. İlk olarak küçük kutuyla yola çıkmak çoğu içici için mantıklı olur, sevdiğinizi anlayınca büyüğe geçersiniz. Pratik bir ipucu olarak, ilk kez denediğiniz kutudan yalnızca birkaç puro çıkarıp geri kalanını kapalı ve serin bir yerde dinlendirmek hem tadın bozulmasını önler hem de zamanla farklı günlerdeki içim hislerinizi kıyaslamanıza imkân verir. Ayrıca kutuyu her açtığınızda nem düzeyine göz atmak, puroların yüzeyinin sertleşip tadının bozulmasını önler ve aynı kutudan aylar sonra bile tutarlı bir içim yaşamanızı sağlar.
Tüp İçindeki Purolar Neden Tercih Edilir
Tüp, puroyu kırılmaktan saklar ve nemi bir süre kılıfın içinde muhafaza eder. Çantasında ya da cebinde puro götüren kişi için bu büyük bir rahatlıktır. Yumuşak içimli tubo especial yirmi beş tüplük dolu kutusuyla misafir ağırlayanlara uygundur. Kremsi tadıyla epicure no1 ise tüpsüz, ahşap kutuda gelen uzun bir sürümdür; katmanları yavaşça açar. Tüpün en güzel yanı, kapağı açınca gelen sedir kokusudur ve bu koku ilk çekişten önce bile merak verir. Bu koku oturum başlamadan önce damağı şekillendirir. Yolda içen biri için tüpsüz puro taşımak zor olur, çünkü örtü yaprağı en küçük baskıda yırtılır. Evde içenler için ise tüp zorunlu değildir, nem kutusu yeterli olur. Taşıma gerektirmeyen günlerde ise tüp yerine tahta kutu ya da nem kutusu işinizi görür; iyi bir saklama düzeni kurduğunuzda puroların aylar sonra bile ilk günkü tadını koruduğunu anlayacaksınız. Tüpler bu anlamda küçük bir güvence sağlasa da nem kaybını tamamen önlemediği için, tüpleri de zaman zaman kontrol edip uzun süre kullanılmadıklarında serin ve karanlık bir dolapta saklamak yerinde olur.
Yıllanmış Yaprak ve Yumuşak Doku
Yaprak uzun dinlendirildiğinde sert taraflarını bırakır ve daha yuvarlak bir duman ortaya çıkar. Bu bekleme yapraktaki sivri notaları yumuşatır ve tatların birbirine karışmasına yardım eder. Yumuşak içimli no1 tubo tüpte taşınan robusto boyuyla sedir ve reçelsi tonları sunar. No2 reserva nasıl bir puro ise uzunca bekletilmiş yapraklarla hazırlandığı için dolgun olsa da baskı oluşturmaz. Yıllanmış kutuları arayan kişi sabır isteyen bir tutku geliştiriyor demektir. Ama acemi biri için sıradan bir sarım da oldukça rahat kalabilir. Önemli olan etiketteki yıl değil, damakta bıraktığı histir. Sonuçta bekleme süresi bir garanti değil, yalnızca bir ipucudur; asıl hüküm ilk birkaç çekişte verilir. Sonuç olarak yıllandırma, yumuşak içim arayan için anlamlı bir ayrıntı olsa da tek başına karar verdirmemeli; kendi damağınız, içme süreniz ve beklentiniz bir araya geldiğinde en doğru kutuyu kendiliğinden belirlemiş olursunuz. Bu yüzden bekletilmiş bir purodan sihirli bir fark beklemek yerine, iki farklı yılı ya da iki farklı kutuyu aynı hafta içinde peş peşe denemek ve aradaki farkı kendi ağzınızda ölçmek en sağlıklı yoldur.
Armağan Olarak Kremsi Puro Seçimi
Bir puroyu armağan vermek istiyorsanız alıcının zevkini düşünmek gerekir. Sert ve baharatlı bir puro, yeni birine ağır gelebilir ve hediyenin tadını kaçırır. Bu yüzden kremsi ve yumuşak bir seçim hep isabetlidir. No2 tubo kimlere uygundur tüp içinde on adetlik bir düzenle gelir ve şık bir hediye havası sağlar. Epicure no3 ise kremsi duman, tatlı ahşap ve kuruyemiş tonunu kısa bir oturuma toplar. Bu iki örnek, yumuşak içimin hem tüplü hem tüpsüz sunumlarda aynı nezaketle korunabildiğini gösterir. Konuklara ikram ederken her zaman damak zevklerini yoklayın. Kutunun görünümü de tercihi etkileyebilir. Tatlı bir puro, sohbeti gölgelemeden yanında durur, bu da ikram için en önemli ölçüttür. Ayrıca hediye edeceğiniz kişiye küçük bir not eklemek, purodaki tatlı notaları ve önerilen içim zamanını belirtmek, armağanı anlamlı kılar ve alıcının puroyu rahat bir anda denemesini kolaylaştırır. Hediyenin yanında küçük bir kesici ya da kibrit eklemek, alıcının ilk seansını sorunsuz başlatmasına imkân tanır ve armağanın düşünülerek hazırlandığını gösterir.
Yumuşak Seçimde Dikkat Edilecekler
Uygun puroyu bulmak için en başta vaktinizi gözden geçirin ve oturuma ne kadar süre ayırabileceğinize karar verin. Sonra tatlı notalar mı yoksa baharat mı beklediğinizi kendinize hatırlatın. No3 kutusu kutusu incelemesi yirmi beşlik kutusunda süt kreması dokusunu, kuru meşeyi ve fırınlanmış badem tonunu aynı taşır. Kremsi tadıyla hoyo député ise ince panetela formatıyla çayır otu ve taze bal tonlarını seyrek bir içimde toplar. İnce boy seri bir mola için uygunken, kalın boy yavaş bir akşam gerektirir. Tatlı notaları seviyorsanız vanilya öne çıkan olanları arayın. Tatmak her durumda en net rehberdir. Bir deneme sonunda notlarınızı yazmak sonraki seçimi hafifletir. Son olarak, sevdiğiniz bir puroyu bulduğunuzda aynı formatın farklı kutu boylarına bakmak, yeni bir tat denemeden önce onu birkaç kez daha içip kendi ölçütünüzü sağlamlaştırmak ve sonraki tercihlerinizi bu ölçüte göre yapmak mantıklıdır. Bütün bunları bir araya getirdiğinizde ortaya, acele etmeden kendi zevkinize göre oluşturduğunuz, hem zamanınıza hem damağınıza hem de bütçenize denk düşen kişisel bir puro düzeni ortaya çıkar.
Kremsi Doku Nasıl Anlaşılır
Pürüzsüz dokulu bir puro, duman ağızda ipeksi bir his bırakırken keskin çıkışlar yapmaz ve tadı baştan sona düzgün tutar. Bu tarif gövdenin ağırlığından çok pürüzsüzlükle ilgilidir, yani dolgun bir puro da kremsi olabilir. Hafif bir puro ise sert ve kırıcı kalabilir ve bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Kremsiliği çoğu zaman badem, süt, vanilya ve sedir notaları besler. Jewels sweet kutusu incelemesi ile half corona kutusu incelemesi bu farkı görmek için güzel bir karşılaştırma sunar; biri vanilyamsı bir sigarillo, diğeri kuru tütün tatlılığıyla ilerleyen kısa bir puro. Baştaki çekişlerde dumanı ağızda tutarak bekleyin, çünkü doku tam orada kendini gösterir. Ağır bir duman çıkarsa hızı azaltın ve puroya biraz nefes aldırın. Bu nedenle kremsi seçen kişi, önce yaprağın oturmuş olup olmadığına dikkat etmelidir. Kısacası kremsilik bir tatlılık değil, dumanın ağızdaki yumuşak akışıdır; bunu anlamak için aynı puroyu farklı günlerde, farklı saatlerde ve farklı içeceklerle yakıp notlarınızı karşılaştırmak yeterlidir. Denemeye başlarken küçük bir not defteri tutmak, hangi günün hangi puroyla nasıl geçtiğini kaydetmenize yardım eder ve zamanla kendi damak haritanızı oluşturmanızı sağlar.
Yumuşak İçimli Purolara Kim Yönelir
Sakin karakterli purolar, yeni puro deneyecek biri için en rahat başlangıçtır ve ilk izlenimi olumlu kılar. Tütünün baskısı geri planda kaldığı için dikkatiniz aromalara kayar ve içim gerilimsiz geçer. Honduras corona kutusu incelemesi ile coronation gift kimlere uygundur bu kesimin iki farklı örneğini gösterir; ilki kuru ceviz ve ekmek kabuğu tonlarıyla gündelik bir içim verirken, ikincisi krema ve fındık tarafında daha ipeksi ilerler. Sigara alışkanlığı olanlar da bu çizgiyi sevebilir, çünkü nefes ağırlaşmaz ve alışma süresi uzamaz. Tatlı bir akşam ortamı arayanlar için de bu purolar uygundur. Buna karşılık yoğun biber arayan biri bu puroları hafif bulabilir ve daha güçlü bir gövdeye yönelebilir. Tercih verirken kendi damak tercihinizi esas alın, başkasının beğenisini değil. Bir de şunu unutmayın: yumuşak içim sıkıcı demek değildir, çünkü doğru seçilmiş bir harman sade görünen tatları ince ayrıntılarla doldurur ve sabırlı içiciyi bile cezbeder. Bu yaklaşım özellikle farklı boylar arasında gidip gelen kişiler için işe yarar olur, çünkü hangi formatın hangi ruh haline yakıştığı kısa sürede kendini belli eder.
Kısa Boylu Purolar Kimin İşine Yarar
Zamanı kısıtlı olanlar için kısa boylu vitolalar büyük bir rahatlıktır ve günün içine kolayca sığar. Yarım saatlik bir oturum içinde açılıp bitebilen bir puro, baskısı olmayan bir keyif verir. Yumuşak içimli coronations kutusu bu mantığın güzel örneğidir; sedir, badem ve zayıf bal notalarıyla sabah saatine yakışır. Gran reserva kutusu incelemesi ise uzun bir vitola olduğu için benzer yumuşaklığı çok daha uzun bir zamana yayar. Dar formatta aromalar hızla geçer, büyük formatta ise sabırla açılır ve her bölüm ayrı bir his bırakır. Hangisini seçeceğiniz programınızın uzunluğuna göre değişir. Yeni başlayan biri önce kısa olanla deneyip alışınca uzun boya geçebilir. Böylece hem zamanınızı hem de damak alışkanlığınızı kademeli büyütürsünüz. Sonuçta zaman, mekân ve beklenti birleştiğinde kısa bir vitola bile dolu dolu bir oturum sayılabilir; telefonunuzu bir kenara koyup sadece dumana odaklanmak, küçük boyun bütün tadını çıkarmanıza yardım eder. Ayrıca kısa formatların bir başka artısı, hava koşulları ya da ortam elverişsiz olduğunda bile kolayca yarım bırakılabilmesi ve ertesi gün yeniden denenmesine fırsat vermesidir.
Uzun Vitola ve Duman Serinliği
Uzun gövdeli bir puro, dumanın ağıza ulaşmadan önce daha fazla yol katetmesi demektir ve bu durum tadı doğrudan etkiler. Bu mesafe dumanı soğutur ve kremsi dokuyu güçlendirir. Double coronas ile yumuşak içimli double coronas aynı formatı taşır; fark yalnızca paketin büyüklüğündedir. Sedir, kuru saman ve fındıksı notalar uzun oturumda sırayla koyulaşır ve sonlara doğru daha belirgin olur. Ancak bir buçuk saatlik zaman bulamayan kişi için bu boy fazla gelebilir. Uç kısmı ısınıp ağırlaşırsa ritmi yavaşlatın ve çekişler arasını açın. Çabuk içilen büyük bir puro sertleşir ve kremsiliği kaybolur. Sakin bir içici ise bu boyun karşılığını görür, çünkü asıl lezzet orta bölümde toplanır. Uzun vitolada nemin ve sıcaklığın da payı vardır; ılık bir odada, hava akımından uzak ve rahat bir koltukta içildiğinde puro hem daha eşit yanar hem de kremsi dokusunu sonuna kadar korur. Elbette her içici farklıdır; kimi uzun sohbetlerin eşlikçisi olarak büyük boyu sever, kimi ise tek bir kahvenin yanında sonlanan küçük bir seansı tercih eder.
Çap Seçimi Yumuşaklığı Değiştirir mi
Çap, dumanın yoğunluğunu belirgin şekilde değiştirir ve seçimde en az boy kadar önemlidir. İnce bir puro daha hızlı yanar, kalın olan ise dolgun ve hacimli bir içim çıkarır. İnce elegantes kutusu incelemesi ince gövdesiyle ölçülü bir çekiş verir ve çizgi yumuşaklığını daha açık hale getirir. Epicure especial ise kalın çaplı ve kısa olduğu için dumanı bol, geçişleri çabuktur. Kuruyemiş ve hafif şeker tatları bu formatta çok daha fazla yer bulur. Hafif bir deneyim isteyen dar formata, doku arayan geniş formata yaklaşabilir. Her iki boyu sırayla yakmak farkı en güzel gösteren yöntemdir. Denemeler arasında birkaç gün beklemek damağın her formatı tarafsız algılamasına yardım eder. Bu nedenle çap seçerken yalnızca görünüşe değil, eliniz ve dudağınız için uygun bulduğunuz ölçüye bakın; elde tutuşu rahat gelen bir puro, içim boyunca dikkatinizi dağıtmadan tatlara ayırmanızı sağlar. Bu ayrım yalnızca tat değil, elde tutma biçimi, külün düşme hızı ve çekişlerin arasındaki bekleme süresiyle de ilgilidir, dolayısıyla yeni bir format denerken tempoyu ayarlamak önemli olur.
Büyük Kutu mu Küçük Kutu mu
Kutu adedi, esasen kişinin içme ritmiyle ilgilidir ve tek bir doğru cevap yoktur. Haftada bir deneyen kişi onluk bir paketle aylarca idare eder, düzenli içen ise daha dolu bir kutuya eğilir. Especial kutusu nasıl bir puro yirmi beşlik ahşap kutusuyla aynı karakteri düzenli olarak tatmak isteyenlere göredir. Yumuşak içimli especial tubo ise aynı kalın gövdeyi on ayrı tüpte topladığı için deneme amacıyla daha rahat kalır. Kakao, meşe ve süt kreması dokusu her iki pakette değişmez. Saklama koşulları büyük kutuda biraz daha sabit kalır çünkü içerideki tütün kütlesi nemi birlikte tutar. Küçük paket ise denemek için yeterlidir ve hata payını düşürür. İlk olarak küçük kutuyla yola çıkmak çoğu içici için mantıklı olur, sevdiğinizi anlayınca büyüğe geçersiniz. Pratik bir ipucu olarak, ilk kez denediğiniz kutudan yalnızca birkaç puro çıkarıp geri kalanını kapalı ve serin bir yerde dinlendirmek hem tadın bozulmasını önler hem de zamanla farklı günlerdeki içim hislerinizi kıyaslamanıza imkân verir. Ayrıca kutuyu her açtığınızda nem düzeyine göz atmak, puroların yüzeyinin sertleşip tadının bozulmasını önler ve aynı kutudan aylar sonra bile tutarlı bir içim yaşamanızı sağlar.
Tüp İçindeki Purolar Neden Tercih Edilir
Tüp, puroyu kırılmaktan saklar ve nemi bir süre kılıfın içinde muhafaza eder. Çantasında ya da cebinde puro götüren kişi için bu büyük bir rahatlıktır. Yumuşak içimli tubo especial yirmi beş tüplük dolu kutusuyla misafir ağırlayanlara uygundur. Kremsi tadıyla epicure no1 ise tüpsüz, ahşap kutuda gelen uzun bir sürümdür; katmanları yavaşça açar. Tüpün en güzel yanı, kapağı açınca gelen sedir kokusudur ve bu koku ilk çekişten önce bile merak verir. Bu koku oturum başlamadan önce damağı şekillendirir. Yolda içen biri için tüpsüz puro taşımak zor olur, çünkü örtü yaprağı en küçük baskıda yırtılır. Evde içenler için ise tüp zorunlu değildir, nem kutusu yeterli olur. Taşıma gerektirmeyen günlerde ise tüp yerine tahta kutu ya da nem kutusu işinizi görür; iyi bir saklama düzeni kurduğunuzda puroların aylar sonra bile ilk günkü tadını koruduğunu anlayacaksınız. Tüpler bu anlamda küçük bir güvence sağlasa da nem kaybını tamamen önlemediği için, tüpleri de zaman zaman kontrol edip uzun süre kullanılmadıklarında serin ve karanlık bir dolapta saklamak yerinde olur.
Yıllanmış Yaprak ve Yumuşak Doku
Yaprak uzun dinlendirildiğinde sert taraflarını bırakır ve daha yuvarlak bir duman ortaya çıkar. Bu bekleme yapraktaki sivri notaları yumuşatır ve tatların birbirine karışmasına yardım eder. Yumuşak içimli no1 tubo tüpte taşınan robusto boyuyla sedir ve reçelsi tonları sunar. No2 reserva nasıl bir puro ise uzunca bekletilmiş yapraklarla hazırlandığı için dolgun olsa da baskı oluşturmaz. Yıllanmış kutuları arayan kişi sabır isteyen bir tutku geliştiriyor demektir. Ama acemi biri için sıradan bir sarım da oldukça rahat kalabilir. Önemli olan etiketteki yıl değil, damakta bıraktığı histir. Sonuçta bekleme süresi bir garanti değil, yalnızca bir ipucudur; asıl hüküm ilk birkaç çekişte verilir. Sonuç olarak yıllandırma, yumuşak içim arayan için anlamlı bir ayrıntı olsa da tek başına karar verdirmemeli; kendi damağınız, içme süreniz ve beklentiniz bir araya geldiğinde en doğru kutuyu kendiliğinden belirlemiş olursunuz. Bu yüzden bekletilmiş bir purodan sihirli bir fark beklemek yerine, iki farklı yılı ya da iki farklı kutuyu aynı hafta içinde peş peşe denemek ve aradaki farkı kendi ağzınızda ölçmek en sağlıklı yoldur.
Armağan Olarak Kremsi Puro Seçimi
Bir puroyu armağan vermek istiyorsanız alıcının zevkini düşünmek gerekir. Sert ve baharatlı bir puro, yeni birine ağır gelebilir ve hediyenin tadını kaçırır. Bu yüzden kremsi ve yumuşak bir seçim hep isabetlidir. No2 tubo kimlere uygundur tüp içinde on adetlik bir düzenle gelir ve şık bir hediye havası sağlar. Epicure no3 ise kremsi duman, tatlı ahşap ve kuruyemiş tonunu kısa bir oturuma toplar. Bu iki örnek, yumuşak içimin hem tüplü hem tüpsüz sunumlarda aynı nezaketle korunabildiğini gösterir. Konuklara ikram ederken her zaman damak zevklerini yoklayın. Kutunun görünümü de tercihi etkileyebilir. Tatlı bir puro, sohbeti gölgelemeden yanında durur, bu da ikram için en önemli ölçüttür. Ayrıca hediye edeceğiniz kişiye küçük bir not eklemek, purodaki tatlı notaları ve önerilen içim zamanını belirtmek, armağanı anlamlı kılar ve alıcının puroyu rahat bir anda denemesini kolaylaştırır. Hediyenin yanında küçük bir kesici ya da kibrit eklemek, alıcının ilk seansını sorunsuz başlatmasına imkân tanır ve armağanın düşünülerek hazırlandığını gösterir.
Yumuşak Seçimde Dikkat Edilecekler
Uygun puroyu bulmak için en başta vaktinizi gözden geçirin ve oturuma ne kadar süre ayırabileceğinize karar verin. Sonra tatlı notalar mı yoksa baharat mı beklediğinizi kendinize hatırlatın. No3 kutusu kutusu incelemesi yirmi beşlik kutusunda süt kreması dokusunu, kuru meşeyi ve fırınlanmış badem tonunu aynı taşır. Kremsi tadıyla hoyo député ise ince panetela formatıyla çayır otu ve taze bal tonlarını seyrek bir içimde toplar. İnce boy seri bir mola için uygunken, kalın boy yavaş bir akşam gerektirir. Tatlı notaları seviyorsanız vanilya öne çıkan olanları arayın. Tatmak her durumda en net rehberdir. Bir deneme sonunda notlarınızı yazmak sonraki seçimi hafifletir. Son olarak, sevdiğiniz bir puroyu bulduğunuzda aynı formatın farklı kutu boylarına bakmak, yeni bir tat denemeden önce onu birkaç kez daha içip kendi ölçütünüzü sağlamlaştırmak ve sonraki tercihlerinizi bu ölçüte göre yapmak mantıklıdır. Bütün bunları bir araya getirdiğinizde ortaya, acele etmeden kendi zevkinize göre oluşturduğunuz, hem zamanınıza hem damağınıza hem de bütçenize denk düşen kişisel bir puro düzeni ortaya çıkar.